20 Şubat pazartesi çokkk planlı sezaryanımı olmak üzere hastaneye gideceğim. Umarım arada 2 yi geçen bir kontrol durumu olmaz, çok sıkıldım çünkü artık. Geceleri uykularım sıklıkla bölünüyor, yuvarlana yuvarlana yataktan iniyorum, önce çiş ardından Naze'nin üstünü ört, yeniden yatağa dön, uygun pozisyonu ara, yorganın ucunu yakalamaya çalış gibi bol atraksiyonlu bir gece hayatım var benim:)) Aslında Naze'yi normal normal doğurabilseydim, yeni bebişi cırt diye çıkarırmışım gibi geliyor şu sıralar; pelvise doğru daha önce hissetmediğim bir basınç var, regl sancılarının bir üst modeli diyebileceğim braxton hicks ler arttı. Ama olacak şey değil, doktora emanet olup onbeş dakika sonra bebeği kucağımıza alacağız, yapacak bişi yok. En çok demin içtiğim magnezyum çözeltisinden kurtulacağıma seviniyorum biliyor musunuz:))) Ağzımın tadını acaip bozuyor. Şişkinlik de cabası. İki gündür okullar açık, ben evdeyim, mobilitem azaldı, ve çok canım sıkılıyor. Dün hastaneye taksiyle gittim, artık araba kullanmaktan çekiniyorum. Kitap oku, film izle düsturuna bile gelemiyorum. Otururken bacaklarımı kapatamıyorum bir de, karnımı dizlerimin üstünde taşıyorum sanki. Bütün içim oğlumla dolu, dün gece popişini bir dikti, sol tarafımda gergin koca bir yumru oluştu, hem de yarım saat kadar...
8 Şubat 2012 Çarşamba
16 Ocak 2012 Pazartesi
Selamlarr
Darmadağın anneden merhabalar:)))) Geri sayım başladı sayılır artık değil mi? 4-5 hafta sonra evimize yeni biri geliyor. İbre 80'i aştı bakalım, uykular fena oldu, Naze coştu da coştu. Üstüne hastalandı. Bu hastalık mevzuu beni bayağı endişelendirdi bu kış. Öyle bir maceraya dönüştü ki bir aralık neredeyse bir doktorun yaş tahtasına basıp kortizonlu iğne bile olacaktı yavrucak. Aman dikkat.... Sonra daha aklı selim bir doktor problemin ufak çapta bir sinüzit olduğuna kanaat getirdi, bir de üstüne alerji testi yaptı da benim hastalık yaklaşımım doğrulandı, rahatladım. Bunlar 1, 1.5 ay önce odu tabii ama geçen hafta yeniden hortladı. Bir hafta kadar anane bakımından sonra bugün yeniden heyecanla okula gitti. Çıkarılan dersler, doğrulanan yaklaşımlar seri halde şöyle:
10 Aralık 2011 Cumartesi
Sabahlar erken oluyor!!!1
Bu sabah 6 da uyanmış bulunuyorum. Yeniden uyuyamadım iyi mi? Naze'yi kaldırsam mı acaba, eğleşiriz:))) Sevgili sınava gitti, akşam anca gelir. Zaten gitmese de manyak mı kalksın 6 da, laflamak için. Neyse artık güne erken başladık, erken bitirebilir miyiz acaba? Sanmam. Belki akşamüstü bir miktar kestirebilirsem tamamlayabilirim bu günü. Ya ben 30 haftadır hamileyim. Sıkıcı olmaya başladı, yani uyurken pozisyon tespiti açısından, stabil uyuyamam ben, e şimdi de dönemiyorum fır fır, ondan uyanıyorum zaar. Annem gelecek bugün sıkıntı azalır belki diyorum, yapamadığım işlerin önünü açar şimdi o. Nazelerin okula hayvanat bahçesi gibi bişi yapmışlar, sera da var, oyun parkı pek bir güzel, standartların bayağı üzerinde, ona seviniyorum. Kara lahana bahçeciliğine başladılar, karadenizli birileri var galiba çalışanlar arasında, neyse toplar, sararız artık. Turşu yaptılar geçen haftalarda, oldu mu acaba bakmadım daha. Böyleee dizi dizi yazarak blog oluyor mu, oluversin bugün artık. Bebeğin eşyalarını koyacak bir yer arıyorum, malum evdeki oda sayısı insan sayısıyla orantılı değil, bizim dibimizde yatacak, e ekstra tek odamızda Nazenin odası, yeni bir mobilyaya da asla yer yok, ayrıca 5-6 ay içinde yeni bir eve geçebiliriz, almanın gereği de yok. Gardrobumuzda alt raflar boş, oralara düzenleyiciler alalım oraya yerleştirelim diyoruz oğlan otonomisini ilan edene kadar, ikea ya gitmek lazım yani, acaba Naze kalkınca gitsek mi ikimiz, yoksa yarın annemle mi gidelim??? Ne çelişki değil mi?
12 Kasım 2011 Cumartesi
Unutuyorum
Eriniyorum yazmaya ben, hamileliğimin 26. haftası süregidiyor, çok yoğun olmamama rağmen bitmeyen bir yorgunluk var. Belki de enerjimi kullanmak istemiyorum yazarak. 3 ay sonra doğurmuş olacağım ve daha ne benim, ne yeni bebemizin bir çöpü yok hastane için. Ona bile eriniyorum yani. Naze bana çok düştü, zamanımın hepsini ona ayırdığımı söylemeliyim. Dışarıda çok dolanamıyorum. Dün okuldan erken çıkıp, Nazeyi de okuldan erken alıp, öyle serserilik edelim istedim. 1 saat sonra pert olmuştum bile. Evet kardeş iyi bişi ama birimizden birimiz hep perişan oluyoruz son 1o gündür falan, aslında kudurarak geçirebileceğimiz son dönemece girdik. Sonra bebeğin azıcık büyümesini beklemek gerekecek heyecanlı işler yapmak için. 3 yıldır geceleri deliksiz uuyurken, bir 3 yıl daha kattık uykusuz gecelere. Bazen diyorum ki Allam çıldırmış olmalıyım ben:))Böyleyken böyle işte. Bakalım 4 çekirdekli yeni işlemcimiz nasıl olacak hayat döngüsünde. Edinmem gerekenleri buraya not etsem ayıp olmaz herhalde, yoksa hep unutuyorum ben:
1 Ağustos 2011 Pazartesi
GEZE GEZE
-Aslı Dostum yapamadığım 3 şey var: parmaklarımı şıklatamıyorum, ıslık çalamıyorum, şu derinyerlerde kolluksuz yüzemiyorum, cırrrtt diye çözmem lazım bunları:))) herhalde bu yazın hir cümlesi buydu:))
Neyse yüzme işini çözdü gibi, ama geçen yıla oranla sudan korkuyor, geçen yaz iskeleden hooooop diye atlıyordu suya, bu yıl yok, çekiniyordu bir kaç gün, burnuna su girmesinden çok rahatsız oldu. Ben suya girince hep tutunmaya çalışıyor, ben yoksam asayiş berkemal, ben bu yaşlarda deniz atı gibi giderdim sularda diye hatırlıyorum...
22 Haziran günü yayladan yola çıktık biz, Anakaraya gidip dedemizi uçağa bindirdik, Afyon Denizli, Dazkırı, Köyceğiz güzergahından Ekincikti rotamız. Yolculuk keyifliydi, rahattı, ama öyle derin bir yere indik ki, Naze son dönemeçte hiç yapmadığı bir şey yaptı: kustu:))) Bizi bekleyen eski-yeni-can dostun pansiyonuna vardık. Gece olması sebebiyle olduğunu sandığım hayalkırıklığı yaşadım, ama sabah ta hiç bir şey değişmemişti... Deniz uzaktı, hem de çok sıcaktı, hem de pansiyon bakımsızdı, hem de annem gelemezdi çünkü Dalaman' a yol çok kıvrımlıydı, dahası gelmek için yeterli sebep te yoktu. Hem de ben günde iki kez 2 km kadar yürüyemeyecek kadar uykulu ve bezgindim, bana hemen cırt diye ayağımı sokabileceğim bir yer lazımdı, öhöööö....
Aldık başımızı düştük yollara, Çamyuvadayız 1 haftadan fazla zamandır. Annem geldi, bana aşını erdiğim barbunyayı yaptı, suya batıp çıkıyorum, Naze 5 mt ilerdeki havuzda kendi kendine de takılabiliyor, habire uyudum 5 gün falan, konfora hiç düşkün değilimdir ama ihtiyacım olan buydu bu yaz herhalde, durmak, siftinmek, aval aval bakınmak falan... Çarşamba ayrılıyoruz, iyi geldi...
9 Temmuz 2011 Cumartesi
15 Haziran 2011 Çarşamba
Öylesine...
Yılların hizmetkarı maviş arabamızı sattık, öyle iyi, öyle güzel günler geçirdik ki birlikte anlatması uzun sürer. Tüm ailemize 12 yıldır kesinitisiz hizmet eden hundişimize teşekkür ederim, uğurlar olaaaa... Benim eşyalarla duygusal bağlarım yoktur, e bir de bir eşyayı uzuunnn süre en verimli biçimde kullanınca vedalaşmak kolay oluyor. Sabahları okula dolmuşla gidiyoruz Nazeyle birlikte, valla bir çeşit eğlence, havalar iyi, okulun sonları olması sebebiyle kalabalık yok, yenisi gelene kadar durum bu. Geçen akşam kızım bir araba bulduk dedim, e hadi parka gidelim o zaman dedi:)) Herkes elbette kendi yarar ilişkisine bakıyor eşyalarla:)))
Okulun ilk ve son haftalarnı sevmem. Plansızlık, öğrencisizlik bezginlik yaratır. İşte öyle günlerdeyiz, toplantı, not, karne, imza vs...


